Bilecik‘in Osmaneli ilçesinde yaşayan 72 yaşındaki ressam Necmi Öztürk, tam 55 yıldır tuvalin başından ayrılmadan sanatını icra ediyor. Çocuk yaşlarda başlayan resim tutkusu, yıllar içinde bir yaşam biçimine dönüşen Öztürk, eserleriyle hem geçmişi bugüne taşıyor hem de sanatın birleştirici gücünü gözler önüne seriyor.
Doğadan insan portrelerine, Anadolu yaşamından soyut çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eserler üreten Necmi Öztürk, resimlerinde özellikle Osmaneli‘nin kültürel dokusunu, sokaklarını ve insan hikâyelerini öne çıkarıyor. Kimi zaman bir köy manzarası, kimi zaman yılların izini taşıyan bir yüz, Öztürk’ün fırçasında adeta yeniden hayat buluyor.
Sanatı hiçbir zaman ticari bir kaygıyla yapmadığını vurgulayan usta ressam, “Resim benim için nefes almak gibi. Fırçayı elime aldığımda yılların yorgunluğu gider, ruhum dinlenir” sözleriyle sanata olan bağlılığını dile getiriyor. Bugüne kadar yüzlerce eser üreten Öztürk, imkân buldukça gençlere de resim sevgisini aşılamaya çalışıyor.
İlçede yaşayan sanatseverler tarafından yakından tanınan Necmi Öztürk, Osmaneli’nde sanatın sessiz ama güçlü temsilcilerinden biri olarak gösteriliyor. Onun 55 yıllık sanat yolculuğu, azmin, sabrın ve üretmenin yaşı olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Sanata adanmış bu uzun soluklu emek, sadece bir ressamın hikâyesi değil; aynı zamanda Anadolu’da sanatın hâlâ yaşadığının ve nefes aldığının en somut göstergesi olarak dikkat çekiyor.






